Anasayfa / ANALİZ / Bu bir oyunuzu Ak Parti’ye verin yazısı değildir!
semanur

Bu bir oyunuzu Ak Parti’ye verin yazısı değildir!

Bu yazı bir “oyunuzu Ak Parti’ye verin” yazısı değildir.
SEMANUR SÖNMEZ YAMAN YAZDI

Euzubillahimineşşeytanirracim…

Vicdani uyarımı baştan yaparak ve şeytanın şerrinden Allah’a sığınarak girmek istiyorum yazıya…

Malum, 30 Mart yerel seçimlerine sadece günler kaldı.

Sanırım Türkiye tarihinin en ilginç yerel seçimi bu…

Oylarının rengini açık edenlere bakılırsa; projeler, çalışmalar, adaylar ve vaatler değil, “düşmanımın düşmanı dostumdur” zihniyeti etkili olacak sandıklarda…

Lafı dolaştırmanın anlamı yok.

Ak Parti’ye karşı, Ak Parti’nin karşısındaki en güçlü rakibi destekleme kararı alan dindar insanlardan bahsediyorum.

Muhatabım, paralel yapılanma filan değil…

Cemaat adına canhıraş bir kavgaya giren alnı secde görmemişler, hiç değil…

Tek muhatabım, “evet” mührünü, İstanbul’da Sarıgül’e, diğer il ve ilçelerde Ak Partili adayın karşısında hangi aday güçlüyse o adayın partisine basacağını açıklayan, bunun için eşini, dostunu, çevresini, cemaatini teşvik ve ikna etmeye çalışan kadın-erkek din kardeşlerim…

Onlara, oy vermek istedikleri partinin, o partinin yöneticilerinin kimler olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Gizli saklı dosyalarım, skandal niteliğinde ses ve görüntü kayıtlarım, tapelerim yok elimde.

Herkesin bildiği şeyler aslında…

Yine de perde arkasını net göremediğimiz savaşın, on binlerce Müslümana toplu hafıza kaybı yaşattığı bu günlerde hatırlamak-hatırlatmak üzerime vacip oldu diye düşünüyorum.

Baştan söyledim, bu yazı Ak Parti’ye oy verin yazısı değil…

Hayatımın hiçbir döneminde hiçbir partinin ne üyesi, ne gönüllüsü, ne sevdalısı oldum. Ama hayatımın her döneminde elim yettiği, dilim döndüğü, aklım erdiğince haksızlığın-adaletsizliğin karşısında durmaya çalıştım.

Gelelim CHP’ye…

CHP deyince aklınıza ne gelir?

Liste uzun…

Türkçe ezan, ahıra çevrilen camiler, Kur’an öğreniminin yasaklanması, gaz-yağ-şeker kuyrukları, Önder Sav’ın hacca gitmek isteyen yaşlı adama yönelik sözleri, Deniz Baykal’ı koltuğundan eden kasetler ve daha birçok şey. Ama benim aklıma bunlar değil CHP’nin başörtüsü yasakları karşısındaki tutumu ve gelecekleriyle oynadığı katsayı mağduru gençler geliyor. Zihnimdeki bu sıralamanın nedenini bilmiyorum. Bazılarına yaşım elvermediği ya da hayatımın neredeyse yarısını başörtüsü ve katsayı mağduriyetlerine şahitlik ederek geçirdiğim için olabilir.

Samanyolu televizyonunda yayınlanan “Ötesiz İnsanlar” dizisini izlerken gözyaşlarıma hâkim olamamamın nedeni de bu galiba…

Kapılarda bekleyen, kovulan, ağlatılan genç kızlar, kurulan ikna odaları…

İkna odalarının mucidini hatırlarsınız… İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Nur Serter… CHP İstanbul Milletvekili şu anda… Değişmiş filan da değil, eski Serter yeni Serter’in daha genç versiyonu… Sadece 3 buçuk ay önce “Yaptığım doğruydu, bugün olsa yine yaparım” diyecek kadar hemfikir eski Serter’le…

Bu da geçen yıldan bir örnek…

2013 Ekim ayı…

Yani 4 buçuk ay önce…

Kaynak: Zaman Gazetesi

Haberin başlığı: “CHP, başörtüsü yasağının sürmesi için Danıştay’a gitti…”

CHP’li Mahmut Tanal’ın, kadın memurlara işyerinde başörtüsü takabilme imkânı getiren uygulamanın iptali için Danıştay’a yaptığı başvurunun haberi…

Bir başkası…

Şubat 2008…

Cumhuriyet Halk Partisi ve Demokratik Sol Parti, “üniversitelerde başörtüsüne serbestlik getiren kanun maddelerinin iptali veya yok hükmünde olduklarına karar verilmesi ve dava sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulması”istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Sonuç mu?

Anayasa Mahkemesi, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin Anayasa değişikliğini iptal etti ve yürürlüğünü durdurdu. Binlerce başörtülünün umutları bir kez daha hayal kırıklığına dönüştü.

Örnek çok…

Ocak 2012…

CHP, 28 Şubat ürünü katsayı uygulamasının kaldırılmasına itiraz etti…

Tek dava da yetmedi.

CHP İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter ve Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, üniversiteye giriş sınavında yerleştirme puanlarının hesaplanmasında kullanılan katsayı uygulamasının kaldırılması kararının iptali ve yürütmenin durdurulması için Danıştay’da ayrı ayrı dava açtı.

3 yıl öncesi…

Ocak 2009…

Konu, Said Nursi kitapları…

CHP Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur, Adana’daki ÇEAŞ Anadolu Lisesi’nderehber öğretmen tarafından öğrencilere Saidi Nursi kitapları okutulmaya çalışıldığını ileri sürerek, bu lisedeki irtica iddialarını TBMM’ye taşıdı.

Yine 2009…

Kılıçdaroğlu CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı…

Başörtülü kadınlar için bu sefer yumuşak bir politika izliyor CHP…

Kılıçdaroğlu, başkan seçilirse, belediyede sözleşmeli temizlik işçisi olarak çalışan başörtülü kadınlara karışmayacaklarını söylüyor… Kamu personelinin başlarını açmaları konusunda tavizsiz…

Ve bir yakın tarih haberi daha…

İzmir Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Birgül Ayman Güler, Menemen’de partililere sesleniyor. Konu, 31 Ekim günü TBMM’ye giren başörtülü kadın vekiller…

O konuşmadan birkaç cümle aktarmak yeterli sanırım:

– Dinimizin kadınların başını örtmeyi emrettiğine inanmıyorum.
Bu bir mezhebin, birkaç tarikatın Arap geleneklerinden Türkiye’ye taşıdıkları bir olay.

– İnanç gereği baş örtülür’ sözü laik devletin tasfiye sözüdür ve bununla mücadele etmek boynumuzun borcudur.

– Bu ‘bizim dinimizin emridir’ sözü, mücadele etmek zorunda olduğumuz çok büyük bir yalandır.

Uzatmaya gerek yok.

Belki unutanlar olmuştur diye hatırlatmak istedim sadece…

Hatta bazılarını ben bile unutmaya başlamıştım ki “Ötesiz İnsanlar” dizisi bir flashback etkisi yaptı zihnimde…

Şimdi geldiğimiz noktada, nasıl olup da patlak verdiğini kimsenin anlayamadığı bir savaşın ortasında kalakaldık.

Dün dost görünenler, bugün düşman kesildi birbirine…

Savaş büyük ve çirkin…

Savaşın en çirkin yanı da hasmı alt etmek için düşmanın düşmanıyla işbirliğine gitmek…

Dostumuzun dostunu dost bilmek insanlığın gereğidir ama düşmanın düşmanını dost bilmek, Müslümana yakışmaz…

CHP’li olmayı anlarım, CHP sevdalısı olmayı da…

İsteyen herkes, CHP’ye, MHP’ye, BDP’ye ve diğer parti ve kişilere oyunu özgürce verebilir.

Ama İslam’ın emirlerini yerine getirme iddiasındaki bir insanın, sırf Ak Parti’ye karşı tavır almak için, o emirleri hor gören bir partiye oy vermesi omurgasız bir duruş değil de nedir?

Bir yandan ikna odaları kuruldu diye feryat etmek, 28 Şubat’ın aktörleriyle hesaplaşmaya çalışmak, o dönemde yaşananları dizilere taşımak…

Diğer yandan ikna odalarının mucidinin milletvekili olduğu partiye oy vermek…

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demezler mi adama?

Fürûat olarak görebilirsiniz başörtüsünü, bir kadının Müslüman olması için başını örtmesi şart değildir ama unutmamak gerekir ki furuat bile olsa, ayetle sabit hiçbir emir inkâr edilemez. İnkâr etmek şöyle dursun, bu naslara maddi-manevi savaş açanlar hangi gerekçeyle olursa olsun desteklenemez.

İslam akıl dinidir…

Aklını ipotek etmek, “istişare sonucu” diye önümüze konulan her yemeği sorgusuz sualsiz yemek, alnı secde görmemişlere makam mevki edindirmek, Allah’ın dinini en hafifinden önemsemeyen, hatalı bulan insanlarla ortak taktikler oluşturmak aklıselim sahibi bir Müslüman için ihtimal dâhilinde bile değildir.

Ayrıca bu bir yerel seçim…

Bir yerel seçimde “falan partiyi destekleyin” veya “filan partiyi desteklemeyin” diyerek insanların ilgisini adaylardan partilere çevirmek, toplumu kamplaştırmaktan başka işe yaramaz.

Üstelik sandığa yansıması beklenen büyük memnuniyetsizlikler bile, o savunma refleksiyle ‘destek verme zorunluluğuna’ dönüşür. Düne kadar çeşitli nedenlerle Ak Parti’yi eleştiren içeriden isimlerin, bugün savunma cephesinin ön saflarında yer almaları da bu psikolojiyle açıklanabilir.

Baştan söyledim, şimdi de söylüyorum.

Bu yazı Ak Parti’ye oy verin yazısı değil, kime oy verdiğinizin farkına varın yazısı…

Çünkü bu ülkede her toplu hatanın bedelini, sadece hata sahipleri değil, çok daha geniş kitleler öder…

Ve yapılan hataların ahiretteki bedeli, dünyevi bedellerden çok daha ağır olabilir.

MEDYAGUNDEM

bassj1

PKK’nın hamisi ABD’den PKK’nın adını anmadan kınama!

ABD Ankara Büyükelçiliği’nden AK Parti’li yöneticiler Orhan Mercan ve Aydın Ahi’nin PKK’lı teröristlerce öldürülmesine ilişkin …

akparti

ABD’nin ‘kara gücü’ teröristler Ak Partilileri katlediyor!

Diyarbakır ve Van Ak Parti ilçe başkan yardımcılarına yapılan suikastın yankıları sürerken, AK Parti Hakkari …

pkk4

Şu alçak katilleri Almanya “özgür basın” diye koruyor!

AK Parti Lice İlçe Başkan Yardımcısı Orhan Mercan ile AK Parti  Özalp İlçe Başkan Yardımcısı …

1 Yorum yapıldı

  1. VOLKAN HAKAN DOĞAN

    HAİN HER YERDE HAİNDİR.CEHENNEMDE BİLE YERİ OLMAYANLARIN ADIDIR.ÜLKEMDEKİ TÜM KARDEŞLERİME BÜYÜK BİR İHANETİN İÇİNDE OLAN CHP MHP VE YANDAKÇILARI ÜLKEMİ DÜNYADA AÇILIMLARINDA TÖKEZLETMEK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPMAKTADIR.AMA ALLAHIN CC EFENDİMİN İZNİ İLE ASLA AMA ASLA MUAFAK OLAMAYACAKLARINI BİLSİNLER.BUNUN SONUNDA ÜLKEM VE ÜLKEMİN İNSANLARI HUZURA SAĞLIĞA VE GÜZEL YARINLARA ULAŞACAĞINDAN ADIM GİBİ EMİNİM.O YANDAŞLARA O ŞEREFSİZLERE VE O VATANA HALKINA İHANET İÇİNDE OLANLARA SESLENİYORUM.ÖZELLİKLE KILIÇDAROĞLUNA SANDIKTA BULAMAYACAĞINI SOKAKLARDA YAPMAYINIZ.SOKAĞA BİZ DÖKÜLÜRSEK İNANIN SİZİNM BİLE HAYAL EDEMEYECEĞİNİZ ŞEYLERİ YAPARIZ EVLERİNİZDEN ÇIKAMAYACAK HALE GELECEKSİNİZ.ELİNİZİ VE İHANET OYUNLARINIZI ÜLKEMİN ÜZERİNDEN ÇEKİN.KİME UŞAKLIK ETTİĞİNİZ BELLİ,SİZ KILIÇDAROĞLU.HZ ALİ RAD.DAN UTANMAZ HERİF.SİZİN SAYENİZDE ALLEVİ KARDEŞLERİMİZDEN SOĞUDUK,ONLARA FARKLI GÖZLE BAKIYORUM.SİYASETİN KİRLİLİĞİNİN EN ÜST SEVİYESİNDESİNİZ.AŞAĞILIK VE ŞEREFSİZCE BU PROVAKATÖRLÜĞÜ YAPMAKTASINIZ.BUNUN HESABINI HALK SİZE SORACAKTIR.ARKANIZDAKİ DIŞ İÇ GÜÇ HERNE OLURSA OLSUN.ABİLER ABLALAR İŞ ADAMLARI FAİZ LOBİSİ NE OLURSA OLSUN.ALLAHIN İZNİ İLE SİZİ SANDIĞA GÖMECEĞİZZZZZZZZ.HERŞEYE MUHALEFET HERŞEYE MAYDANOZ OLAN SİZİ SANDIĞA GÖMECEĞİZ SANDIĞA BU KONUDA BİZİ AYDINLATAN ARKADAŞIMADA SEMANUR SÖNMEZ YAMAN TŞK EDERİM…ALLAHIN SELAMETİ ÜZERİNİZDE OLSUN.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir