Anasayfa / GENEL / Taraf’ta yeni Miroğlu vakası yolda
taraf-ogur

Taraf’ta yeni Miroğlu vakası yolda

MEDYAGÜNDEM- Yıldıray Oğur kısa bir süre öncesine kadar Taraf’ın yayın koordinatörü idi. O görevi bıraktı, ama köşesini bırakmadı. Son dönemde Ahmet Altan ve Taraf çizgisiyle ters düşen yazılar yazıyor.

Bugünkü yazısı eminiz Ahmet Altan’ın kanına dokunacak cinsten.

Çünkü Oğur, Taraf’ın dünkü “Türk-İslam minifestosu” sürmanşetini de itinayla yerin dibine soktu. Taraf’ın “top sakallı” bir yazarına haddini bildirdi.

Ve en önemlisi Ak Parti kongresinin tarihi önemine dikkat çekti.

Sözün kısası Oğur’un yazısı Taraf çizgisi dışındaydı.

Bu durum Taraf’ta Oğur’u Orhan Miroğlu durumuna getirir mi, Altan düne kadar “prensi” olan Oğur’a mobbing uygular mı, göreceğiz.

İşte çarpıcı yazısı:

—————————————————————————————————-

Alparslan yaşasa oyunu AK Parti’ye verir miydi

Pazar günü AK Parti aynı anda birkaç farklı kongre yapmış olabilir mi? Dün gazeteleri okurken içimi böyle bir şüphe kapladı.

Gazetelerdeki yorumlara göre kongrelerden birinde hamaset havada uçuşup Alparslan, Fatih 2071’e doğru at koştururken, diğerinde bir zamanların nefret objesi Barzani Kürtçe konuşuyordu. Bir başkasında Sezai Karakoç, Arif Nihat Aysa, Necip Fazıl ve Müslüman liderlerle ümmet nostaljisi yaşanırken, diğerinde 2023 vizyonu için 63 maddelik liberal demokrat bir Türkiye manifestosu dağıtılıyordu.

Neyse ki bu kongre şizofrenisi milliyetçi-Kemalist gazetelere gelene kadar sürdü sadece.

Anlaşılan Taraf’ın “Türk-İslam minifestosu”, Cengiz Çandar “Kürt meselesinde yeni bir şey yok”, Emre Uslu’nun “Dağ fare doğurdu” yorumlarına Yeniçağ katılmamıştı. Barzani’nin konuşması üzerinden kongreyi eleştiren gazetenin yazarlarından Arslan Bulut yazısına şu başlığı atmış: AKP’nin Büyük Türk milletinde Türklere yer var mı?


Ortadoğu
 gazetesinin Bahçeli’ye çok yakın yazarı Yıldıray Çiçek ise şöyle demiş: “Atatürk’ün yolu yolumuz” diyor, salonda Atatürk posteri yok, PKK ile mücadele etmekten ve PKK’ya destek veren güçlerden bahsediyor ama salonda Barzani baş konuk, her fırsatta “Türkiye’nin sadece Türklere ait olmadığını vurguluyor” ama kongre konuşmasında sürekli Anadolu topraklarını Türklere açan Sultan Alparslan’dan bahsediyor.

Kemalist gazetelere bakalım biraz da.

Ruhat Mengi’nin kongre yazısının başlığı: Barzani ile gurur duymak mı. Mümtaz Soysal kongredeki Kürt paketini değerlendirmiş: Ama gönül isterdi ki Başbakan’ın Güneydoğu sorununu çözme konusunda söyledikleri Cumhuriyet’in temel ilkelerine hafifçe ters düşmesin .


Sözcü
 de kongreyi, Barzani, Oslo, Kürt vurguları üzerinden eleştirmiş.

Demek ki en azından ben televizyondan doğru kongreyi izlemişim.

Çünkü benim izlediğim pazar günkü kongreden pazartesi gününe ne Türklere Anadolu’nun kapısını açan Alparslan’ın nal sesleri kaldı, ne de Arif Nihat Asyalı klasik sağcı hamaset veya kişi başına düşen ultrason sayısı.

Benim izlediğim kongrede Başbakan Kürtlere “Yeni beyaz bir sayfa açalım ve o sayfayı birlikte dolduralım” diye seslendi. Bu çağrı bugüne kadar devletten Kürtlere yapılmış hiçbir çözüm dayatmayan, en açık, en demokratik çağrı. Bunu söyleyen Başbakan, önceki bir hafta boyunca da kanal kanal dolaşıp her gün 10 askerin öldüğü bir ülkede iktidarda DSİP ya da ÖDP olsa onların bile zor cesaret edecekleri bir şeyi yaptı ve CHP’nin kimyasını bozan bir cesaretle “İmralı ile yeniden görüşürüz, yeni bir Oslo süreci başlar” dedi.

Barzani’nin kürsüye çıktığı an ise tek başına Dolmabahçe’de ünlülerle 20 kahvaltı, beş Oslo değerinde bir açılımdı. Bir zamanların (ve bazıları için hâlâ) nefret objesi olan Barzani konuşmaya başladığı an eski Türkiye’den kalma katılılıklardan bir bölümü daha buharlaşıp havaya karıştı. Sadece Barzani’nin 10 kez Kürdistan diyerek Kürtçe yaptığı konuşma bile bu kongreyi Türk-İslam sentezci yapmamaya yeter.

Konuşmasını kendi lehçesi Soraniceyle değil, Türkiye Kürtlerine seslenmek için Kırmançiyle yapan Barzani, modern bir siyasetçiye yakışan şiddet karşıtı mesajlarıyla Türkiye’deki Kürt siyasetine tur üstüne tur bindirdi. Cengiz Çandar’ı ya da Emre Uslu’yu (Bu arada hükümet yanlısı çevrelerce yöneltilen ajanlık suçlamalarına haklı olarak isyan eden Emre’nin Balıkçı’yı MİT’çi ilan etmesi kaç puan) tatmin etmeyen AKP’nin Kürt sorununu çözme iradesi Kürt dünyasının yarı efsanevi lideri Barzani’yi ikna etmişti anlaşılan. Herhalde bu Kürtler için de daha güvenilir bir referans.

Ve en tarihî olanı. Kongredeki bütün sesler uçup gitti ve geriye AK Parti 2023 siyasi vizyonu adlı yeni vizyon belgesi kaldı. Askerî okul müfredatını değiştirmekten, TSK İç Hizmet Kanunu’nda darbeleri meşrulaştıran maddeyi kaldırma vaadine, darbecilerin adlarını kamusal mekânlardan kaldırmaktan, yeni anayasayı her koşulda yapma iradesine, tutukluk meselesini çözmeye ve YÖK’te reform kadar pek çok önemli hedefi içeren belgenin en radikal kısmı Kürt meselesiyle ilgili olan vaatler.

Sırayla bakalım.

1) Anadilde savunma konusunu yasal bir düzenleme ile sorun olmaktan çıkaracağız;

2) Resmî dilimiz Türkçedir. Ancak, vatandaşlarımızın anadillerinde kamu hizmetlerine erişimlerinin sağlanması çalışmalarına hız vereceğiz;

3) Vatandaşlarımızın güvenlik güçleri ile ilgili şikâyetlerini değerlendirecek bir sivil yapı kurulması için “Bağımsız Kolluk Gözetim Mekanizması Kurulması Hakkındaki Kanun Tasarısı” kanunlaştırılacaktır;

4) “Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Komisyonu’nun Kurulması Hakkındaki Kanun Tasarısı” kanunlaştırılacaktır;

5) Mevzuatımızda etnik ayrımcılık algısı oluşturan birçok hükmü temizledik. Önümüzdeki süreçte bu çaba en mikro düzeyde devam edecektir.

Bunlar AKP’nin sorunu çözme iradesini ortaya koyan, Kürtleri bu ülkenin eşit yurttaşları yapacak adımlar. Kürtçe anadilde eğitim ve yerel yönetimler reformunu da listeye eklemek şartıyla. Aklı siyasi hesap-kitapta, aktörlükte, Kürt şatolarındaki kaburga dolmasında, televizyonlarda haklı çıkmanın şehvetinde olmayan herkese düşen bu adımların hayata geçmesinin ısrarlı takipçisi olmak.

Bu adımlar atmak için bundan daha uygun bir zamanlama da olamazdı.

Dünyada anti-müzakerecilerin rol modeli Sri Lanka da dâhil, etnik şiddet sorununu çözmek için müzakereyi denememiş ülke yok. Bunun için PKK’nın askerî olarak güçlü olduğu bir dönemin seçilmesinin yanlışlığından dem vuranlar da yanılıyor. Eğer silahlı güç güçlü olmaya yetseydi, SSCB dünyanın en büyük ikinci ordusuna sahipken Glosnost- Presteorika yapmak zorunda kalmazdı. PKK bugün silahlı olarak güçlü olabilir ama çözüm önerisi olarak müphem bir statüden başka hiçbir şey söylemeyen örgüt ideolojik olarak tarihinin en zayıf ve uyguladığı şiddetin meşruiyeti açısından da en haksız döneminde. Bu vaatler Öcalan’ın PKK üzerindeki yaptırım gücünü de arttıracak.

Peki, bizim tarih kitaplarında neredeyse MHP Malazgirt milletvekili gibi çizilen Alparslan adının sık sık geçtiği bu kongrede dağıtılan bu vizyon belgesini görse ne derdi? Eğer tarih kitapları doğru söylüyorsa Anadolu’ya girmek için önce Kürt beylerini ikna edecek kadar akıllı bir lider olan Alparslan, en azından bu kongreye gelip bir konuşma yapardı. Resmî tarihe göre Alparslan, 1071 Malazgirt Zaferiyle Anadolu’yu Türkleştirmişti, eğer 2023 vizyonu hayata geçirilirse bu kez Anadolu Türkiyeleşecek. Uzun bir gecikme, ama zararın neresinden dönülürse kârdır…

YILDIRAY OĞUR/TARAF

MEDYAGUNDEM

taraf-altan

FETÖ’nün kumpas gazetesi satılık!

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) aralarında Taraf gazetesinin de bulunduğu 8 adet basın yayın kuruluşuna …

kiraz

Yine Anadolu Adliyesi yine skandal karar

İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde 31 Mart 2015 günü DHKP-C’li teröristlerce hain bir şekilde şehit edilen Cumhuriyet …

feto-medya

FETÖ’nün medyadaki teröristlerine 3’er kez müebbet

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimini önceden bildikleri ve bu konuda çağrışım yapan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir