Anasayfa / GENEL / Özkök’ü nasıl harcadılar?
takvim-aziz1

Özkök’ü nasıl harcadılar?

24 saatte ne değişti?

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ı evinde ziyaret eden Ertuğrul Özkök, kahvaltı masasındaki konuşmaları önceki gün sürmanşete taşıdı. Yıldırım‘ı kararlı gördüğünü belirten Özkök, şunları yazıyordu: “İki ya da üç basın toplantısı yapacak.
Birincisini polis ve yargıya, ikincisini ise şikeye ayıracak…
Cemaat kelimesini yanlış buluyor. Fethullah Gülen‘e çok öfkeli. Tek başına kalsa da mücadele edecek. Tek kişilik sivil toplum örgütü gibi çalışacak.
Bu yargılamalar artık Türkiye‘nin meselesi. Başbakan, elinden geleni yaptı…”
Gazetecilik başarısı sayılacak bu görüşme, iki gündür en çok konuşulan konuların başında geliyor.
Başkan yeni evinde Özkök‘ü, eşi ve baldızıyla karşıladı. Kahvaltı masasında 4 kişi vardı yani…
Özkök YAZILMAMAK kaydıyla konuşulanları bir kenara bırakarak, MASANIN fotoğrafını çekmişti.
Bence yazının en önemli yeri yakınlarının Aziz Bey‘i, “Herkes susmuş, kenara çekilmiş, bir tek biz mi mücadele edeceğiz” diye uyarmasıydı!
Kimdi bu yakınlar?
Bilmiyoruz…
Belli ki Aziz Bey‘in üzerinde tesiri olan isimler, AÇMAYI DÜŞÜNDÜĞÜ SAVAŞA karşıydı…
Ama Yıldırım içeride geçirdiği bir yılın sorumlusu olarak cemaati görüyordu! Kararlıydı!
Gidebildiği yere kadar gidecekti.
Hangi sebeplerle, nasıl mücadele edeceğinin işaretini vermiyordu.
Koskoca Fener camiası arkasındaydı.
Bunu hem Çağlayan‘da, hem Metris‘te defalarca göstermişti.
Ama Aziz Bey‘in sözleri Türkiye‘nin en az ihtiyaç duyduğu ‘KAOS’u beslemekten başka bir şeye yaramazdı.
Kazananı olmayan bir maça çıkmak gibi bir şeydi.
Başkan Yıldırım savaşçıydı!
Savaşacaktı! Özkök‘ün yazısını okuduktan sonra ilk işim kendi kendime “Cemaat ne der?” sorusunu sormak oldu…
Önemli bulduğum birkaç insanın telefonu kapalıydı.
Ulaşmakta zorluk çektim.
Belli ki bu soruları bekliyorlardı. En azından benden…
Saatler öğleden sonrayı gösterirken, çok sevdiğim bir dostuma ulaşma şansı buldum.
Telefonu gülümseyerek açtı. “Ne soracağını tahmin ediyorum” dedi… “E o zaman işim daha kolay” cevabı verdim.
Kısa bir sessizlikten sonra “Üzgünüm; benim açıklama yapma ya da bir görüş bildirme durumum yok” diyerek umutlarımı suya düşürdü. Bir cevap tarafları anlamama yardım edecekti. Biraz ısrar edince “İsmimi kullanmazsan, bir şey söylemek isterim” dedi…
Heyecanlanmıştım. “Buyurun!” diye sözü tekrar kendisine bıraktım…
Derin bir nefes alan dostum, “Hocaefendi bu habere bizzat kendisi cevap verecek.
Cevabı da çok etkili ve anlamlı olacak” 
diye noktayı koydu…
Şaşırmıştım. Demek durum benim düşündüğümden daha ciddiydi… “Peki ne zaman?” diye son sorumu ilettim… Cevap hızla geldi: “Yarını bekle!”…
Yıldırım
‘ın sözleri, Özkök‘ün yazdıkları ABD‘ye kadar gitmiş ve rahatsızlık yaratmıştı…
Dün Hocaefendi‘den gelecek bir açıklamaya kilitlenmişken, Aziz Bey‘in, Fenerbahçe‘nin resmi internet sitesine koyduğu metin şaşırtıcıydı!
Yıldırım“Karşılıklı konuşma sırasında hiçbir kurum ya da kişinin adını kullanmadım. Kimseyi ne övdüm ne de yerdim”diyordu…
Yani Özkök‘ü yalanlıyordu!
Oysa bir gazeteci olarak Özkök‘ün yalan yazamayacağı ortadaydı. Masada ikisinin dışında iki hanımefendi daha vardı.
Benim aklımı kurcalayan “Neden Aziz Bey yayından 24 saat sonra yalanlama yoluna gitti?” sorusu…
Öyle ya, yalanlama sabah sabah yapılır. Hele böylesine hassas bir konuda…
Neden Aziz Bey, kahvaltı arkadaşını zor durumda bıraktı!
Neden yıllarca Hürriyet‘i yöneten insanı, YALANCI durumuna düşürdü!
Hem de ertesi gün yaptığı açıklamayla!
Yıldırım ve Özkök‘ün dışında işin içine giren biri daha var gibi!
Kim o acaba?
Fenerbahçe ile cemaati karşı karşıya gelmekten kurtarırken Özkök‘ü harcıyor!
Bunu da yakın dostu Yıldırım‘a yaptırıyor! Özkök‘ün şiddetli cevap veremeyeceğini bilen biri olsa gerek!
Kim o?

NOT: Aziz Yıldırım’ın açıklamasını gören dostum mesaj attı: Hocaefendi cevap vermeyecek.

ERGÜN DİLER/TAKVİM

MEDYAGUNDEM

ozkok-fatih

“Türkiye’nin yüzde 99’u Müslüman değil” diye göbek atıyorlar!

Fatih Altaylı ve Ertuğrul Özkök 2 gün arayla, Türkiye’de insanların dinden ne kadar uzak yaşadığına …

katar

Pentagon Katar’dan sonra yakında Türkiye’ye saldıracak!

Takvim gazetesinde Ergün Diler’in “Körfez ateşi” başlıklı yazısı şöyle… Kriz bütün hızıyla devam ediyor. Pentagon …

ingiltere

İngiltere’deki terör Pentagon’un işi mi?

Takvim gazetesinde Ergün Diler’in “NATO bombası” başlıklı yazısı şöyle… Sanıyorum geçtiğimiz hafta artık silahların kullanılacağı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir