Anasayfa / ANALİZ / Özgürel’den arşivlik bir “Ejder” yazısı!
ejder

Özgürel’den arşivlik bir “Ejder” yazısı!

MEDYAGUNDEM.COM- Avni Özgürel iki yıl evvel “Ejder” yazısı yazdığında büyük ses getirmiş, herkes “Kim o Ejder?” diye sormuştu. Fehmi Koru “Ejder”in İnan Kıraç olduğunu deşifre etmişti.

Komplosever okura iki 'derin yazı' birden!

Özgürel’den iki yıl sonra yeni bir “Ejder” yazısı daha geldi. Ankara’ya gidip Başbakan Erdoğan’a yenilgiyi kabul ettiğini bildirerek, bundan böyle siyaset dışında kalacağı sözünü veren “Ejder”in Gezi ile birlikte yüzünün nasıl güldüğünü Özgürel şu satırlarla anlattı:

“Bir kere daha yol verdi çarka Ejder! Ve dokunduğu ilk tellerden istediği sesler gelince aylardır gerilen yüz hatları gevşedi, gülümsemeye başladı… Aklında sadece ABD’nin efsanevi Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’ın İran-Irak savaşı sırasında yöneltilen ‘Hangisinin kazanması Amerika’nın çıkarına olur’ sorusuna verdiği cevap vardı: İkisinin de kaybetmesi!”

İşte arşivlik “Ejder” yazısından çarpıcı bölümler:

EJDER’İN GEZ TAVRI

İsrail’le müzminleşen gerginlik, Suriye konusunda evdeki hesapların çarşıya uymaması -ya da yanlış hesaplar- Irak merkezi yönetimiyle zıtlaşma; yetmezmiş gibi Washington’dan esen sert rüzgârlar! Bu sıkıntılı havaya kimi belediyelerin işgüzarlıkları, icraya dönüşmese de maksadı aşan beyanlar, medeni her ülkede mevcut olan ama dini hassasiyetler sebebiyle konulduğu söylendiğinde öfke doğuran kısıtlamaların tümden yasaklamaymışçasına sunulmasının gerdiği ortamda bir başka hadise patlak verdi: Gezi!

Bir ay önce nisan başında Beyoğlu’nda tarihi Emek Sineması’nın restore ediyoruz denilse de gerçekte AVM inşası olan projeye yöneldiğinin anlaşılmasıyla kabaran hoşnutsuzluğun kaşla göz arasında hükümet karşıtı eylemlere dönüşebileceğinin işaretleri görülmüştü aslında. Polisin orantısız şiddet ve hesapsız biber gazı kullanmak suretiyle kontrol altına almaya çalıştığı gösterilerin izi hafızalarda tazeyken geldi Gezi Parkı dalgası… Ve hızla herkesin hak verdiği çevre duyarlılığı çıtası aşıldıktan sonra farklı bir istikamete yöneldi.

Başlangıçta önemsememişti Ejder olan biteni. Çocuksu hatta Sırrı Süreyya Önder’in meydanda göründüğü fotoğrafa bakarak rahatsız edici bulmuştu eylemi. Başbakan’ın benimsediği proje doğrultusunda tarihi Topçu Kışlası’nın tanıdığı işadamlarının pay alacağı AVM-Otel-Rezidans olarak yeniden inşa edilmesi fikri hoşuna bile gitmişti… Ama olayların gelişimi sıradan protesto olarak başlayan hareketin ülke çapında ayaklanmaya dönüşebileceği ve Tayyip Erdoğan’dan rahatsız herkesin eylemi desteklemekte tereddüt etmeyeceği hissi güç kazanınca işin rengi değişti…

EJDER’İN İŞTAHINI KABARTAN SÜREÇ 

Sürece katılabileceğini düşünmeye başladı Ejder!

Biraz dürtüklemeyle uluslararası siyasetin ve medyanın ilgi odağı haline gelen hükümet karşıtı eylemler öyle bir raddeye vardı ki; iyi planlandığı takdirde olayın kabından taşırılmasının hiç de zor olmadığı düşünülmeye başlandı.

Ak Parti ve çevresindeki halka eskisi kadar sağlam değildi artık! Ancak o kadar apansız yakalanılmıştı ki fırtınaya, ne muhalefet partileri ne sivil inisiyatif baş rolü üstlenmeye hazırdı. PKK harekete geçse, BDP sokağa inse belki bitebilir iş ama olmadı, yapılamadı, tutulup kaldı hepsi. Üç-beş sanatçı, gazeteci, Paris Komünü’vari nostalji rüyası gören romantikler ve marjinal grup lideri dışında kimse yoktu ortalıkta.

ÖFKESİNDEN ÇILDIRAN EJDER

Sırf başsızlıktan toplumda var olan enerjinin boşa aktığını gören Ejder öfkesinden alaya vuruyordu olan biteni. “Düşünebiliyor musunuz, ana muhalefet lideri meydana geldi ama kovdu bizim salaklar” deyip gülüyordu. Kaybedilmişti ‘meydan muharebesi’.

Ancak yaşananlar Ak Parti’yi destekleyen halkada oluşan tereddüdün özellikle ‘cemaat’ çevresi söz konusu olduğunda çatlağa dönüşebileceğini düşündürmeye başladı Ejder’e… Genelde Ak Parti’yi desteklese de zaman zaman kimi stratejik konularda hükümetten farklı bir yol izleyen cemaat öteden beri yan yana gelmeyi arzuladığı büyük sermaye ve merkez medyadan ilgi/teşvik görürse muhtemelen artan oranda eleştirel bir tutum içine girebilir, bunun davet edeceği hükümet tepkisi ise pekâlâ ilişkileri kopma noktasına ya da pamuk ipliğiyle bağlı hale getirebilirdi.

ÖZGÜREL’İN YAZISI İÇİN TIKLAYIN

MEDYAGUNDEM

aatalay2

Terör paçavrasını İnan Kıraç yaktı!

Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları hakkında “PKK/KCK ve Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) müzahir …

baykald2

Baykal’a yine çark ettirdiler!

CHP milletvekili Deniz Baykal, başkanlık sisteminin tartışılması gerektiğini söylediğine dair haberler üzerine bir açıklama yaparak, …

dogan-damat

Yalçındağ hacklenmedi Berberoğlu servis etti

Yeni Birlik gazetesinin imtiyaz sahibi gazeteci yazar Avni Özgürel, Doğan Grubuyla ilgili çok çarpıcı bir …

1 Yorum yapıldı

  1. Ejder değil Dinozor olsa ne yazar, kaç yazar! Çok önemli bir hayvan olsaydı soyu sopu kesilip tarih öncesi varlık durumuna düşüp tarih sahnesinden silinmezlerdi. Bruce Lee’nin Way of The Dragon (Ejderin Yolu) filminden etkilenen hıyarların tarih sahnesinden silinmesi kaçınılmazdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir