Anasayfa / GENEL / Ey kanaat önderleri, ey alimler, ey mürşidler nerelerdesiniz?
hayrettin-karaman1

Ey kanaat önderleri, ey alimler, ey mürşidler nerelerdesiniz?

MEDYAGUNDEM.COM- Yeni Şafak’ta Hayrettin Karaman bugün İslam dünyasının birliği ve dirliğini bozan ayrılıklar, küçük hesaplar, bölücülükler hakkında çarpıcı bir yazı kaleme aldı.

Karaman’ın şu çağrısı anlamlıydı:

“Ey kanaat önderleri, ey alimler, ey mürşidler nerelerdesiniz!

Ümmet size emanet değil miydi?

Küçük hesapları bir yana bırakarak bu emaneti korumayı niçin birinci amaç edinmiyor, bölücülere çanak tutuyorsunuz veya susuyorsunuz! (Çanak tutmayanları ve susmayanları tenzih ederim).

Vazifede tehlike, hatta ölüm varsa sizin vazifeniz yalnızca başkalarına şehidlik tavsiye etmek mi, eğer bu makam yüce ise niçin siz de onu göze almıyorsunuz!”

Karaman’ın yazısından bazı bölümler şöyle:

ALLAH’IN İSTEDİĞİ ÜMMET

İslam’dan önce onun ilk muhatabı olan Araplar kabilelere bölünmüşlerdi ve aralarında çatışmalar, yağmalar, üstünlük iddialarına dayalı nefretler ve kinler eksik olmuyordu. İslam geldi, ilk muhataplarına hitaben bütün mensuplarını ‘kabile, soy sop, renk, servet, bölge’ farkına bakmaksızın bir ve beraber olmaya, ‘din birliği ve din kardeşliği ekseninde’ bir özel topluluk (ümmet) teşkil etmeye çağırdı. Hz. Peygamber (s.a.) dönemi ile Emevilerin kuruluşuna kadar geçen dönemde -Hz. Osman’ın hilafetinde başlayan bazı bozulmalar ipucu verse de- bu çağrı gerçekleşti. Eşsiz insan, büyük rehber, Allah Elçisi Muhammed Mustafa’nın (s.a.) güçlü etkisi ve emsalsiz cazibesi ile insanları bölüp parçalayan ve birbirine düşüren anlamsız iddialar ve davalar ortadan kalktı, eski köleler efendi, eski efendiler ‘eski kölelerinin’ komutasında subay veya asker, yönetiminde yönetilen oldular. Siyah beyazı, yoksul zengini, sıradan insanlar soylu ailelerden gelenleri, filan kabileden olanlar falan kabileden olanları sevdiler. Kardeşlik dine, değer de ferdin erdemine bağlı hale geldi. Artık Allah’ın istediği ümmet oluşmuştu.

KAVİM KABİLE DAVASI EMEVİLERLE BAŞLADI

Kavim kabile davası, soy sop istismarı Emevilerle başladı, Müslüman bile olsalar Arap olmayanlar ‘azad edilmiş köleler (mevâlî)’ sayıldılar, halife adını taşıyan zalim sultanlara yarananlar ahlaksız oldukları halde üstün, zulme ve sapmalara karşı çıkanlar erdemli olsalar da aşağı kabul edildiler (devletten böyle muamele gördüler). Etki tepkiyi doğurdu, bu defa başka ırktan, soydan, kavimden olanların etnik damarları kabardı, uyutulmuş yılan uyandırıldı, mevâlî sultan oldu, sözde halife kukla haline geldi.

ÇAĞIMIZDA ULUSÇULUK ALDI

Çağımızda kavimciliğin, kabileciliğin yerini ‘milliyetçilik, ırkçılık, ulusçuluk’ aldı. Kavim ve kavim manasında millet olabilirdi, ama ‘…cilik, …çılık’ olamazdı; dava ancak İslam davası, kardeşlik İslam kardeşliği, birlik de din merkezli ‘ümmet birliği’ olmalıydı.

Osmanlı, zaman zaman siyasi ve ictimai İslam Birliği (ümmetin ihya ve inşası) için çalıştı, bu amaca ulaşma ihtimalini kendileri için büyük tehlike görenler elbirliği ile bu devleti parçaladılar. Ortaya adı Müslüman birçok uyduruk devlet çıktı; bu adı Müslüman devletler, gerektiğinde Müslüman olmayanlarla işbirliği yaparak veya onların iğvasına kapılarak birbirini yok etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ümmetin servet ve imkanları, ümmetin düşmanlarına akıyor. Sonunda kazanan daime ötekiler (İslam düşmanları) oluyor.

KARAMAN’IN YAZISI İÇİN TIKLAYIN 

MEDYAGUNDEM

karaman1

CHP’den hayır gelmez; CHP’nin Türkiye’sinde camiler satıldı, yıkıldı, ahır yapıldı ve Muhammedî ezanlar da susturuldu!

Hayrettin Karaman, CHP’nin bugününe ve tarihteki icraatlarına yönelik ciddi eleştirilerde bulundu… Yeni Şafak Gazetesi yazarı …

karaman

Neden Ak Parti’ye oy vermeliyiz?

İlahiyat Profesörü Hayrettin Karaman, bugünkü “Neden AK Parti’ye oy vermeliyiz” sorusuna madde madde cevap verdi. …

karaman

Karaman paralel örgütün o iftirasına ateş püskürdü

Özellikle paralel terör örgütünün “Rüşvete fetva verdi” diyerek hedef tahtasına koyduğu Prof. Dr. Hayrettin Karaman, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir