Anasayfa / GENEL / Bir Alevi dedesinin isyanı!
akit-alevi

Bir Alevi dedesinin isyanı!

Aleviler ve Sünnilerin aynı inanç kaynağından beslendiklerini belirten Rızaoğlu, “Biz bir hakikatin zahiri ve batıni iki cüzüyüz. Aynı Peygambere, aynı inanca, aynı kültüre tabiyiz. Bize düşen kucaklaşıp kenetlenmek olmalıdır” şeklinde konuştu.

Geçtiğimiz günlerde Okmeydanı’nda yaşanan olayların ardından Alevilerin sokak olaylarına çekilme gayretlerine, Alevi kanaat önderlerinden de tepki yağıyor. Alevi dedelerinden Seyit Rızaoğlu, “Benim inancımla, kültürümle, yaşam tarzımla hiç uyum sağlayamayan, insan doğasına aykırı materyalist düşünceler, ideolojiler uğruna sokağa dökülen çocuklarımızı sokak ve meydanlardan çekmemiz gerekmektedir” dedi.

“ALEVİLİK, İSLAM’A VE KURAN’A TABİDİR”

Antalya’da ikamet eden ‘Seyit Cemal’ lakabıyla bilinen Seyit Rızaoğlu, Aleviliğin özünden uzaklaştırılma çabalarına da dikkat çekerek, “Alevilik İslam İnanç Sistemi içerisinde ve ta başlangıçtan itibaren İslam’a ve Yüce Kitabı Kuran-ı Kerim’e tabidir” değerlendirmesinde bulundu.

“OSMANLI İMPARTORLUĞUNA KATKIDA BULUNDUK”

Aleviliğin İslam’ın kapsayıcı, kuşatıcı ve hoşgörülü yorumlarından biri olduğunu kaydeden Rızaoğlu, bu özelliklerinden dolayı Aleviliğin, Osmanlı Devletinin başlangıcından itibaren çok geniş bir coğrafyaya yayılabildiğini, Osmanlının büyüyüp imparatorluk düzeyine ulaşmasında da Aleviliğin katkıları bulunduğunu söyledi.

“AYNI PEYGAMBERİN ÜMMETİYİZ”

Aleviler ve Sünnilerin aynı inanç kaynağından beslendiklerini belirten Rızaoğlu, “Biz bir hakikatin zahiri ve batıni iki cüzüyüz. Aynı Peygambere, aynı inanca, aynı kültüre tabiyiz. Bize düşen kucaklaşıp kenetlenmek olmalıdır” şeklinde konuştu.

“ÇOCUKLARIMIZI SOKAKLARDAN ÇEKMELİYİZ”

Alevi toplumuna da seslenen Rızaoğlu şunları söyledi: “Onlar adım atmıyor’ diye düşünebilirsiniz. Bu bir açıdan da doğrudur. Ya biz hiç adım attık mı? Bilemiyorum. Size, şiddete başvurmadan barış tesis eden Gandi ve Dalay Lama dersi vermek istemiyorum. Ama öncelikle benim inancımla, kültürümle, yaşam tarzımla hiç uyum sağlamayan, insan doğasına aykırı materyalist düşünceler, ideolojiler uğruna sokağa dökülen, her döküldükçe öldürülen çocuklarımızı sokak ve meydanlardan çekmemiz gerekmektedir. Kültür ve inançların erozyona uğramasından dolayı kimlik ve kişilik buhranı yaşayan, dolayısıyla yapay ve bir yafta gibi kendine yapıştırılan bir yapay kimlik arayışından dolayı marjinal ideolojilere yapışan çocuklarımızı kurtarmak için tekrar geri dönüp o küllendirdiğimiz kültürümüz ve ulvi inancımıza, milli değerlerimize bir göz atmamız gerekmiyor mu artık?”

“ALEVİ DERNEKLERİ İŞGAL ALTINDA!”

Alevilerin inanç kurumları olması gereken Cemevleri, Hacıbektaş Kültür Evleri, Alevi Kültür Dernekleri gibi kurumların ya kendisine ‘yazar’, ‘çizer’ denilen haddini bilmez oryantalistlerin, ya da tarihin çöplüğünde kalmış ideolojilerin işgali altında olduğunu söyleyen Rızaoğlu, buralarda ‘çağdaşlık’, ‘devrimcilik’, ‘demokrasi’ gibi söylemlerle Alevi kültürünün ulvi değerlerine saldırıldığını kaydetti.

“ÇATIŞMAYI, KANI NORMALLEŞTİRMEK İSTİYORLAR”

‘Alluviler’ veya  ‘Alisiz Alevilik’ gibi kavramlara da şiddetle karşı çıkan Rızaoğlu, şöyle devam etti: “Çocuklarımıza, gençlerimize çağrılar atarak onları sokağa ve meydanlara döküp kanları ile nemalanmaktadırlar. Aynı milli değerleri,  aynı ülkeyi, aynı inancı paylaştığım bu vatan toprakları üzerinde bu kan, bu gözyaşı, bu huzursuzluk, bu ayrıştırma insanlara kanıksatılmak istenmektedir. İçimize sızmış, yapay kimlikle yaftalanmış bütün yaşamlarını her şeye muhalefet üzerine kurmuş, her kese, her düşünceye, her olguya, her inanca muhalif olan bu çatışmacı, ayrılıkçı, nifakçı zihniyetler daha ne kadar bizim kanlarımız üzerinden nemalanmaya devam edip, her seferinde ülkemizi emperyalistlerin arzularına sunacaklardır? Aleviliği bunların elinden çekip almanın vakti gelmiştir. İşte bu provokatörler, bu vatan hainleri malzeme bulamadıkları o gün tüm içtenliğimle inanıyorum ki ülkemin tüm insanları kucaklaşacaktır” (AKİT)

MEDYAGUNDEM

gezi

Yeni Gezi için Alevileri bu mesajlarla kışkırtıyorlar

Ülkeyi kaosa sürüklemek için her yolu deneyen karanlık güçler, Alevi vatandaşları ön saflara sürerek 15 …

terorist1

Kahvahane basan DHKP-C’li teröristler yakalandı

İstanbul Okmeydanı’nda kahvehane basarak referandumda evet oyu kullanacakları tehdit eden silahlı grubun üyeleri yakalandı. Silahlı …

terorist2

Silahlı teröristler kahvehane basıp hayır oyu istediler!

Teröristler, İstanbul’un göbeğinde silahlarla kahvehane basıp hayır oyu istediler. 16 Nisan’da gerçekleştirilecek halk oylamasına bir …

2 Yorumlar

  1. İsrail’in maşalarının yamaklarına

    Allah razı olsun! Diğer Alevi Dedesiyim diye geçinenlere nire, Sayın Seyit Rızaoğlu nere? Soma faciasını bahane ederek sokakları kan gölüne çevirenler için kılını kıpırdatmadan sessiz kalarak ‘sukut ikrardandır’ lafzıyla hareket eden koca bir Alevi topluluğunun kontrolünü sağlayan Cem Vakfı ve İzzetin Doğan’dan günlerce olayları yatıştırıcı açıklama bekledim, yapmadı. Olaylar bittikten sonra ki açıklaması da çok kurnazca hazırlanmış insanları beklentiye sokacak, provokatif bir açıklama yaparak olayları farklı boyutlar taşıma çabaları içinde olduğu toplumun gözünden kaçmadı. Sayın Seyit Rızaoğlu gibi insanlarımızın sayısının artmasını temenni ediyorum. Bu topluma, ülkeye hizmet böyle yapılır. Hizmet yapıyorum diye İsrail’in maşalığını yapanlara yamaklık yaparak hizmet olmayacağının umarım bazı Dede geçinenlerde farkına varırlar.

  2. Şeytanlaşmışların Büyük Oyunu

    Camii-Cemevi birlikteliği Alevileri Hıristiyanlaştırma ve bir ihanet projesidir. Allah-Muhammed-Ali’nin Hıristiyanlıktaki karşılığı Baba-Oğul-Kutsal Ruh’tur. Avrupalı yıllardır Alevileri Hıristiyanlaştırmak için bir Cemevi projesi icat etti, fakat ne yapıp edip bu projeyi kullanıma sokamadılar. Bu projenin başındaki Aleviler yıllardır bizler İslam’ın içindeniz sloganıyla hareket edip hem kendi toplumunu, hem de devleti kandırma cihetine gitmelerine rağmen projelerini uygulayamayınca paralel yapılanmadan destek alınmaya başladılar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde defalarca davalar açıldı. Alevi önderlerinden birisi sürekli Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden karar çıkacak, çıktığı zaman bunun altından kalkamazsınız tehdit ve şantajlarıyla Devlete Cemevlerinin ibadethane olarak kabul ettirmeye çalışsa da sonuç alamadı.

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden Cemevinin ibadethane olarak karar çıkartması mümkün değil. Çıktığı zaman Türkiye’yi Hıristiyanlaştırayım derken, Avrupa’nın İslamlaşması söz konusu olacağından böyle bir karar almaları elbette söz konusu olamayacaktır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Cemevinin ibadethane kabul etmesi halinde, kendilerinin de Camileri resmi ibadethane olarak kabullenmesi ve müfredatlarına, yasalarına almaları gerekecektir. Kısaca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden Cemevinin ibadethane olarak tanımasının kendilerinin aleyhine durum oluşturacağı endişesinden dolayı bu kararı alamıyorlar.

    Durum böyle olunca bu işi farklı şekilde halletmek cihetine gidilmeliydi, gidildi de, Cami-Cemevi projesi kılıfı hazır bir Hıristiyanlaştırma olarak devlete, millete yutturulmaya çalışıldı. Bu projenin başarılı olması için alt yapının iyi tesis edilmesi gerekiyordu. Bunun içinde Alevi-Sünni çatışmasının yaşandığı yerlerden biri olarak Sivas seçildi. 12 Eylül öncesinin Sivas olayları ve Sivas Madımak olaylarından dolayı Sivas halkı sindirilmişti, sindirilen bir topluluk üzerinden istediğiniz her şeyi yapmak mümkündü. Merhum Aytunç Altındal Sivas Madımak olaylarında Almanya’dan gelen bir ekibe çok dikkat çekmesine rağmen, günah keçisi Sivas halkı seçilip sindirilerek proje hayata geçirilmeye çalışılmıştır.

    Sivas’ın Alevi köylerinden bir tanesin de Cami olduğuna dair kitabesi de bulunan çok eski bir Caminin kitabesi çalındıktan sonra Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı /ÇEKÜL tarafından çeşitli entrikalarla buranın Cemevi olduğu iddiasıyla çeşitli kararlar aldırılmıştır. Bu uyanıkların atladığı çok önemli hususlardan bir tanesi Cemevlerin de yöneliş-yön-kıble-mihrap bulunmamasıdır. İstediğiniz kadar kitabeyi yok etseniz de oranın Cami olduğun ispatlayacak bir sürü mimari yapı elamanı bulunur. Toplumu, devleti bu şekilde kandıracaklarına kendilerini inandırmışlara zamanın Kültür müdürü tarafından, hayır, dur, olmaz dedi. Demesiyle birlikte soluğu Cezaevinde alıp, görevinden uzaklaştırıldı.

    Kültür müdürü M.T paralel yapılanmanın organizasyonuyla tuzak kurularak içeri atıldı. Bu operasyon ilin en önemli görevlilerinin bizzat emriyle, direktifleriyle yapılmıştır. Vay sen bizim önümüze engel olursa ha, diyerek yapılan bu operasyon sonucu bir insanın çevresi, kişiliği darmadağın edilmiştir.

    Buradan da sonuç alamayan Alevi kesimini Hıristiyanlaştırma projesinin zekası, Cami-Cemevi projesiyle bir nebze olsun başarılı da olmuştur. Bugün sokakların teröre teslim edilmesinin en büyük müsebbibi Cami-Cemevi projesini yürütenlerdir.

    Bu projeyi şimdilerde insanları beklenti içine sokarak Alevi açılımı olarak genişletmeye çalışıyorlar. Umarım devletimiz bu tuzağı görüp gerekli tedbirleri alır. Görüştüğüm sayısız Alevi arkadaşlarıma ne eksiğiniz var diye sorduğumda, uzun uzun düşünüp aslında hiçbir beklentimizde yoktur diye sayısız cevap almışımdır.

    Cami-Cemevi projesi İslam’ın göğsüne vurulmuş bir ihanet hançeridir. Allah o hançeri sokanlardan en kısa zamanda hesap sorar İnşallah! Bu proje de görev alanların bizler İslam’ın içindeyiz dediklerine bakmayın, bir kısmı yalan söylüyor, bir kısmı da gerçeklerin farkında değil. Cemevlerin de şimdilik yöneliş-yön-kıble-mihrap olamamasını sebebi oluşacak tepkiler ve durumun fark edilmesini engellemek içindir. Cemevlerini devletin tanıması, statü verilmesinden hemen kısa bir süre sonra doğu taraflarına yöneliş-yön-kıble-mihrap ekleyecekleri şekilde mimari yapılanmaya gidildiğinin başta devletimiz olmak üzere, Alevi kardeşlerimiz ve herkesin farkında olmalarını temenni ediyorum. Oyun büyük, oyunun içinde paralel yapılanma başta olmak üzere, gizli diyalogcu Alevilerinde olduklarını belirtelim.

    Bu nedenle Sayın Seyit Rızaoğlu gibi Dedelerin sayısının artmasını temenni ediyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir