Anasayfa / GENEL / Bayrak provokasyonunun arkasında Pensilvanya çetesi var
basbakan

Bayrak provokasyonunun arkasında Pensilvanya çetesi var

Başbakan Erdoğan Diyarbakır Lice’de meydana gelen bayrak provokasyonuyla ilgili “Şimdi Lice olaylarıyla bayrağımıza yapılan o alçakça saldırıyla yeni bir sabotaj girişimi daha başlattılar. Bu haince sabotaj girişimlerinin bazılarının arkasında Pensilvanya çetesi var.” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “17 ve 25 Aralık’ta milletin seçilmiş iktidarına yargı yoluyla darbe yapmaya yeltenenlerden bunun hesabı sorulacak. Üstelik 34 yıl bekleyerek değil, hemen hesabı sorulacak.” dedi.

Başbakan Erdoğan, Fransa’nın Lyon kentinde, Avrupalı Türk Demokratlar Birliğinin (UETD) 10. yıl etkinliğindeki Lyon Buluşmasında misafirperverlikleri için Fransa’daki yetkililere ve UETD yöneticilerine teşekkürlerine iletti.

UETD’nin etkinlikleri kapsamında Almanya’nın Köln şehrinde 24 Mayıs’ta yaptığı konuşmasını hatırlatan Erdoğan, önceki gün de Viyana’da yaşayan binlerce kişiyle bir araya geldiklerini söyledi.

Başbakan Erdoğan, Türkiye ile Fransa’nın diplomatik ilişkilerinin 16. yüzyıla, Kanuni Sultan Süleyman dönemine dayandığını belirterek, Osmanlı cihan devleti ile Fransa’nın birçok alanda işbirliği yaptığını, 400 yıldan fazla bu coğrafyada irtibat halinde olduklarını dile getirdi.

Fransa’nın zor zamanlarında Osmanlı’nın Fransa’ya yardıma koştuğunu vurgulayan Erdoğan, “Osmanlı ile Türkiye’ye, Fransa birçok alanda katkı vermiş, destek vermiştir. Asırlardır devam eden dostluğumuz buradaki vatandaşlarımızla artık çok farklı bir boyut kazandı. Şu anda Fransa’da 620 bin civarında vatandaşımız bulunuyor. Vatandaşlarımızın yarısı çifte vatandaş olarak Türkiye ve Fransa Cumhuriyetleri vatandaşları olarak hayatlarını idame ettiriyor. İşçi olarak geldiğiniz Fransa’da on yıllar boyunca bütün sıkıntılara tahammül ettiniz, sabrettiniz, direndiniz. Allah’a hamdolsun, emeklerinizin karşılığını alır hale geldiniz. 30 bin kardeşimiz burada kendi işini kurdu. 50 bin kişiyi istihdam eder konuma ulaştı. Son yerel seçimlerde 194 kardeşimiz çeşitli kademelerde belediye yönetimlerine seçildi. Sanatta, sporda, siyasette Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları artık ağırlıklarını hissettirmeye, ‘Fransa’da biz de varız’ demeye başladı” diye konuştu.

“SİZLERLE İFTİHAR EDİYORUZ”
Başbakan Erdoğan, “Türkiye’de sizin hasretinizi çektiğimiz kadar sizin başarılarınızla da gurur duyduk. 77 milyon her birimiz sizlerle gururlanıyor, sizlerle iftihar ediyoruz” dedi.

Bütün zorluklara rağmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın, Türkiye’nin bir evladı olmanın asaletini yere düşürmediklerine dikkati çeken Erdoğan, onu daha da yüksek burçlara taşıdıkları için kendisini dinleyen kalabalığa şükranlarını iletti.

“ENGELLER HAKKANİYETLE UYUŞMUYOR”
Başbakan Erdoğan, Fransa ve Türkiye ile ilgili konuların iç siyasette kullanılması sebebiyle zor günler yaşadıklarına değinerek, şöyle konuştu:

“Türkiye üzerinden, 1915 olayları üzerinden, buradaki vatandaşlarımız üzerinden birileri iç politikada prim sağlama gayretine girişti. Biz gerek Fransa’da, gerekse diğer Avrupa ülkelerinde bu tür konuların iç politika malzemesi yapılmasının tehlikesini her fırsatta vurguladık. İç politikada istismarla oy kazanmak uğruna, ırkçılığa, ayrımcılığa, özellikle de İslamofobi’ye kapı aralanmasının, Avrupa için, Avrupa değerleri için tehdit oluşturacağını defalarca dile getirdik. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği önüne çıkarılan engeller hakkaniyetle uyuşmuyor, ahde vefa ilkesine uymuyor. Bizim sadece Fransa’da 620 bin vatandaşımız var. Bütün Avrupa’da sayıları 6 milyona yaklaşan vatandaşımız var.”

“AB’NİN TÜRKİYE’YE İHTİYACI VAR”

AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç bugün daha fazla artmıştır. AB’nin güçlü ekonomisinin Türkiye’ye ihtiyacı var. AB’nin genç, dinamik nüfusundan dolayı Türkiye’ye ihtiyacı var. AB’nin ırkçılıkla, ayrımcılıkla, antisemitizim ve İslamofobia ile mücadele için Türkiye’ye ihtiyacı var. En önemlisi de AB’nin İslam dünyasıyla, tüm Müslümanlarla, Doğu, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Balkanlarla daha sağlıklı ilişki kurabilmesi için Türkiye’ye ihtiyacı var. Türkiye, ilelebet kapılarda bekletilecek ülke değildir.

Biz gerek Fransa’da, gerekse diğer Avrupa ülkelerinde bu tür konuların (1915 olayları) iç politika malzemesi yapılmasının tehlikesini her fırsatta vurguladık. İç politikada istismarla oy kazanmak uğruna, ırkçılığa, ayrımcılığa, özellikle de İslamofobi’ye kapı aralanmasının, Avrupa için Avrupa değerleri için tehdit oluşturacağını defalarca dile getirdik.

Fransa’da 620 bin Türk var. Tamamı çifte vatandaşlık anlayışından hareketle niye müracaatını yapıp aynı zamanda Fransa vatandaşı olmuyor? Diyorum ki Fransa vatandaşı olmamış olan Türk vatandaşlarıma sesleniyorum, kesinlikle aynı zamanda Fransız vatandaşı olun. Fransa’daki siyasi hakları aynen sizler de kullanmalısınız.

“DARBE YAPMAYA YELTENENLERDEN HESABI SORULACAK”
17 ve 25 Aralık’ta milletin seçilmiş iktidarına yargı yoluyla darbe yapmaya yeltenenlerden bunun hesabı sorulacak. Üstelik 34 yıl bekleyerek değil, hemen hesabı sorulacak.

12 Eylül 2010’da Anayasayı değiştirdik ve 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasına imkan sağladık. İşte yargı süreci bitti, 34 yıl sonra da olsa, geç de olsa darbenin sorumluları mahkum edildi. Gençleri yaşlarını büyüterek idam ettirmişlerdi, binlerce vatandaşa ülkelerini dar etmiş, gurbete gitmelerine sebep olmuşlardı. Yıllarca baskı rejimiyle ülkeyi yönettiler, demokrasiye, ekonomiye zarar verdiler. Yıllarca kendilerini anayasayla korudular ama işte o dönemler geride kaldı. Darbe yapanın yanına kar kalmayacağı artık görülmüş oldu.

“BAYRAK OLAYININ ARKASINDA PENSİLVANYA VAR”
Türkiye’de terör meselesini çözmek, ölümleri durdurmak, gözyaşını dindirmek için bir süreç başlattık. 30 yıldır devam eden terörü durdurma noktasına getirdik. Siyasete zemin hazırladık, tabii ki birileri bundan rahatsız oldular. Terör lobisi, silah, kan, özellikle de faiz lobisi bundan ciddi şekilde rahatsız oldu. Oslo görüşmeleri üzerinden bir sabotaj girişimi yaptılar, engelledik. MİT Müsteşarımızı tutuklayarak, süreci bozmak istediler, engelledik. Paris’teki suikastlerle sabotaj yapmak istediler, onu da aştık. Gezi olayları dediler, 17 Aralık, 25 Aralık dediler, onu da aştık. Şimdi Lice olaylarıyla bayrağımıza yapılan o alçakça saldırıyla yeni bir sabotaj girişimi daha başlattılar. Bu haince sabotaj girişimlerinin bazılarının arkasında Pensilvanya çetesi var. Şu anda bayrağımıza yapılan saldırı üzerinden, çözüme sabotaj düzenleyenler arasında da yine Pensilvanya var. Yine onun altındaki CHP var, MHP var, bunları da aşacağız.

“ARTIK ESKİ TÜRKİYE YOK”
Reformları kararlılıkla yaptıklarını, demokratik standartları yükselttiklerini, ekonomiyi istikrarla büyüttüklerini anlatan Erdoğan, “Yıllık ortalama yüzde 5 büyüyen bir ekonomiyle şu anda Avrupa’nın 6. büyük ekonomisi konumundayız. Bunu daha da ileriye taşıyacağız. Bölgemizde ulaşabileceğimiz her yerde en güçlü şekilde hakkı savunuyor, adaleti savunuyor, mazlumların elinden tutuyor, zulme karşı onurlu bir mücadele veriyoruz. Artık eski Türkiye yok. Türkiye çok değişti. Türkiye hızla değişiyor” şeklinde konuştu.

“İNSANLAR, SERMAYE , ŞİRKETLER RENKLERE AYRILDI”
Erdoğan, milletin güçlü iradesi doğrultusunda son derece sağlam temeller üzerinde artık yeni Türkiye’nin yükseldiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

“1960 yılında bir askeri darbe yapıldı. Bu darbenin ardından ekonomi altüst oldu. Türkiye daha da fakirleşti. Sizler, babalarınız, dedeleriniz işte o darbenin ardından ekmek parası için, helal rızık için kalktınız buralara geldiniz. Ardından 1980 yılında bir başka darbe yapıldı. Yine demokrasi askıya alındı. Ekonominin dengeleri yine altüst oldu. Özgürlükler bir kez daha kısıtlandı. Baskı, zulüm, zorbalık bir kez daha arttı. İşte o dönemde de başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerine bir çok vatandaşımız kaçmak, sığınmak zorunda kaldı. Şairlerimiz, yazarlarımız, sanatçılarımız, akademisyenlerimiz vatanlarını terk edip gurbete gelmek zorunda kaldı. Ardından 28 Şubat darbesi geldi. Bir kez daha devlet kendi öz vatandaşına zulm etmeye, vatandaşının haklarını kısıtlamaya başladı. Kızlarımız inançlarının gereği başörtüleriyle okullarına gidemediler. Meslek liseleri kapatıldı, imam hatip okulları kapatıldı, kapılarına adeta kilitler vuruldu. Kuran öğrenmek bir keza daha zorlaştırıldı. İnsanlar, siyasi partiler, sermaye, şirketler, sivil toplum örgütleri renklere ayrıldı. Aralarında ayrımcılık yapıldı. İşte o dönemde de başörtülü kızlarımız, imam hatipli gençlerimiz, çok sayıda vatandaşımız bir kez daha vatanını terk etti.”

“AHMET KAYA O DÖNEMİN LİNCİNE UĞRADI”
“Değerli dostum, değerli sanatçımız Ahmet Kaya işte o dönemin, o atmosferin lincine uğradı” ifadesini kullanan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Geldi Paris’te, gurbette, vatan hasreti içinde hayata gözlerini yumdu. Şimdi o çok sattığını iddia eden gazetelerin köşelerinde yazan birileri İstanbul’daki ödül töreninde Ahmet Kaya’ya neler yaptıklarını bizler biliriz. Tarih buna şahit ama bunlarda utanma yok, bunlarda ar yok. ‘Sanatçıdan yanayız’ derler ve o dönemde neler yaptıklarını gördük. Çatalları, tabakları nasıl ona fırlattıklarını gördük ve o salondan nasıl kaçırıldığını gördük. Şu anda bunlar hala bu ülkede güya özgürlük mücadelesi veriyorlar. Güya ülkemizde bunlar hala demokrasiyi konuşuyorlar. Bunların demokrasiyi konuşmaya hakkı yok. Biz bunların cemaziyel evvelini biliriz.”

“MAKBUL-MAKBUL OLMAYAN VATANDAŞ AYRIMI”

Erdoğan, Türkiye’de on yıllar boyunca makbul-makbul olmayan vatandaş ayrımı yapıldığını vurgulayarak, standart vatandaş üretmek istediklerini söyledi.

Kendi kriterlerine uymayanların dışlandığına ve horlandığına dikkati çeken Erdoğan, inançların, değerlerin, kimlikleri ve kültürleri yok saydıklarını aktardı.

“RET, İNKAR VE ASİMİLASYON POLİTİKALARINI BİZ SONLANDIRDIK”
Erdoğan, insanlara kendi vatanlarını zindan haline getirdiklerine işaret ederek, şunları kaydetti:

“İnsanımızı öz yurdunda garip, öz vatanında parya haline getirdiler. İşte biz en başta buna son verdik. Her türlü ayrımcılığı elimizin tersiyle ittik. Her türlü yasağı, baskıyı, kısıtlamayı kaldırmanın mücadelesini verdik. Ret, inkar ve asimilasyon politikalarını biz sonlandırdık. Kardeşliğimizin, birliğimizin, tek millet oluşumuzun önündeki engelleri tek tek biz kaldırdık. Anneler evlatlarıyla kendi ana dillerinde konuşamıyorlardı. Yasaktı, horlanma sebebiydi. Buna biz son verdik. Farklı dil ve lehçelerde yayınların, propagandanın, okulların önünü biz açtık. Yıllarca ihmal edilmiş Doğu’yu, Güneydoğu’yu, Karadeniz’i, Orta Anadolu’yu yollarla okullarla, hastanelerle, üniversitelerle, yurtlar, barajlar konutlarla biz buluşturduk. İnsanımıza insan olduğunu hatırlattık. Devletle millet arasındaki mesafeyi kaldırdık. Başörtüsü üzerindeki zulme son verdik. Sadece üniversitelerde değil, artık kamuda başörtüsüne özgürlük sağladık. İmam hatip okullarının, meslek liselerinin kapılarındaki kilitleri biz kaldırdık. Artık katsayı diye bir zulüm yok. Artık eşit olarak bu yarışa girmek var. Şimdi düz liseli hangi haklara sahipse meslek lisesi mezunu da aynı hakka sahip imam hatipli de aynı hakka sahip. Bunları biz getirdik.”

MEDYAGUNDEM

sokak2

Provokatörlerin hedefi Beşiktaş-Lyon maçı!

Lyon, İstanbul’a taraftar getirmeme kararını değiştirdi, 2 gün sonra Beşiktaş ile oynayacakları UEFA Avrupa Ligi …

yargitay

Yargıtay önünde paralel şov!

FETÖ’cü savcı Muammer Akkaş’ın 25 Aralık darbe girişiminden sonra adliye önünde bildiri dağıtarak imza attığı …

bahceli6

“Paralel kurultaya kapımız kapalı”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yarın Çağrı Heyeti başkanlığında yapılacak olan Olağanüstü …

2 Yorumlar

  1. Diyalog dan düğüne: ÇİFTE DİNLİLER
    http://www.youtube.com/watch?v=PcrZ-S6ho6I

    F.Gülen: “MUHAMMED ALLAH’IN RESÜLÜDÜR” hükmüne gerek yok
    http://www.youtube.com/watch?v=U7GkEp_Xaoo

    NURLU HRİSTİYANLAR

  2. Dunyanin 180 ulkesinde bayragimizi dalgalandiran bir hareketin bayragimizi indirmeye yonelik provokasyonun bir parcasi oldugu haberine kargalar bile guler. Atacaksaniz biraz destekli atin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir